Modern Ayin: U2

Cnnturk.com – Türkiye’nin son yıllarda en çok beklediği gruplardan biri olan U2’nun 6 Eylül 2010’daki konseriyle ilgili Türk rock piyasasının önde gelenleri ve müzik eleştirmenleriyle konuştuk. Beklentilerimizin aksine U2’nun Türk rock piyasasında çok sevilmediğini gördük.

Dünyanın en ünlü gruplarından U2’nun Türkiye’ye gelmesine kısa bir süre kaldı.  360º Tour kapsamında 6 Eylül’de ülkemize ilk kez uğrayacak olan U2’nun konserinin biletleri bir yıl önceden satışa sunuldu.

U2’yu yıllardır heyecanla bekleyen Türk seyircisi biletlerin satışa sunulduğu 2 Kasım 2009 gecesi Biletix’i kilitledi. Ancak işin
bir de Türk rockçıları yönü vardı. Peki onlar ne düşünüyordu U2 için…

Kesmeşeker grubunun vokalisti Cenk Taner, U2’nun Türkiye’ye en yüksek seviyedeyken gelmesiyle ilgili olumlu konuştu. “Birçok grup ya kariyerinin sonlarında ya da dağılıp yeniden toplanarak geliyor. Batı’nın çıkardığı ‘en meşhur’ rock grubunun bu aşamada Türkiye’ye gelmesi çok önemli.”

“Biz U2‘dan daha iyiyiz”

Bulutsuzluk Özlemi’nden Nejat Yavaşoğulları U2’nun iyi bir grup olmakla beraber çok da büyütülmemesi gerektiğini düşünüyor. Yavaşoğulları, Güneş Gazetesi’ne verdiği mülakatta “Biz U2’dan daha iyiyiz!” demesinin olay olduğunu hatırlattı. Bulutsuzluk Özlemi’nin U2’dan daha iyi olduğunu iddia etmesinin arkasındaki nedenleri ilk kez sıraladı.

“Onların The Joshua Tree albümü çıkmıştı. Bizim de o dönemlerde Beynim Zonkluyor, Tepedeki Çimenlik, Sözlerimi Geri Alamam, Acil Demokrasi, Güneşimden Kaç, Uçtu Uçtu gibi parçalarımız vardı. Ben bizim şarkılarımızın daha iyi olduğunu düşünüyordum ve o konuda
samimiydim.”

Yavaşoğulları gülerek, “Ben o sözleri ettikten sonra bana küfreden bile oldu. Ancak altı ay sonra, aynı adam geldi ve ‘Sana hak veriyorum!’ dedi.”

Egemen Bağış, “U2 gelsin, Boğaziçi Köprüsü’nde konser organize ederiz!” demişti

2010 Avrupa Kültür Başkenti nedeniyle devlet kanadında da U2 ve grubun vokalisti Bono Vox’a büyük bir ilgi mevcut. Hürriyet Gazetesi’nden Metehan Demir’in haberine göre Bono Vox ile görüşen Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Egemen Bağış, U2’nun Türkiye’ye gelmesi halinde Boğaziçi Köprüsü’nde çok özel bir konser düzenlenebileceğinin müjdesini vermişti. 6 Eylül’deki konser, Boğaziçi Köprüsü’nde konser gerçekleşemeyecek olsa da U2 sevenleriyle Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda buluşacak.

Söz konusu U2 ise müzik sadece ses değildir!

U2, 2008 yılında U23D filmi ile sinema seyircisini konserlerinin ortasına götürmüştü. U23D, Latin Amerika turnesindeki yedi konserde çekilen görüntülerden oluşan bir filmdi. Canlı çekilen ilk üç boyutlu film olma özelliği taşıyan U23D, U2’nun görsellik konusunda ne kadar radikal bir grup olduğunu gözler önüne seriyor.

U2 360º Tour, 500 bin piksel kapasiteli silindir dev ekranları, 64 metreye yüksekliğe ulaşan sahnenin etrafında dönen ekranıyla
ve metal köprü sistemiyle izleyicilere 360 derecelik bir görüş alanı sunuyor. Her albümün turnesinde farklı sahne tasarımlarıyla izleyicilerin karşısına çıkan U2, konserlerini Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’ün deyişiyle ‘Modern Ayin’e dönüştürüyor!

U2’yu Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de iki kez izleme fırsatı bulan Can Yücel, U2 360º Tour’un grubun tarihindeki en iyi ikinci
turne olduğunu belirtiyor. İzleyicilerin sahneyi her pozisyondan görmesini sağlayan yüksek teknolojili dev ekranlar sayesinde görselliğin ön planda tutulduğunu belirtiyor.

Yüxexes dergisi muhabiri Aylin Ünal, U2’nun bugünkü imajını oluşturmasında fotoğrafçı Anton Corbijn’in çok önemli etkisi olduğunu belirtiyor.

“Grup üyeleri Corbijn’in fotoğraflarını gördükten sonra nasıl bir duruş sergilemek istediklerine karar veriyor ve dergilerde yayınlanan fotoğraflarını Corbijn’in sanat anlayışı çerçevesinde şekillenyorlar.”

Blue Jean dergisinin editörü Doğu Yücel, “U2 360º Tour için sadece konser dememiz yanlış olur. Çünkü U2 gibi bir topluluktan bahsediyorsak konserleri bir süre sonra sosyal bir olguya dönüşüyor. Çok az grup bu işi onlar gibi başarıyor; Metallica, The Rolling Stones var… Onlar yaşayan tarih oldukları için konserin ötesinde tarihe şahit olma durumu var.”

Bono: “Eğlenmek ve dünyayı değiştirmek istiyordum. İkisini de başardım.”

Bono Vox ve U2; müzikleri ve şovlarıyla oldukları kadar, siyasi duruşlarıyla da ilgi çekiyor. Siyasilerle bir araya gelmesi, yardım konserleri vermesi; açlık, savaş gibi olgularla mücadelesi grubun solisti Bono’yu müzisyenliğinin yanında siyasi bir kişilik olarak da önümüze çıkarıyor. Bono’nun siyasi duruşu kimi için etkileyici bir mücadele, kimi içinse şovdan öte değil.

Birleşmiş Milletler’in eski genel sekreteri Kofi Annan, Bono Vox’un mücadelesini olumlu görenler arasında. Annan, Bono’ya hitaben, “İnsanlar sözlerini dinliyor, sen söylediğinde önemseniyor. Bize zengin de, fakir de olsak yaşamak için aynı dünyayı paylaşmamız gerektiğini öğrettin. Bize genç insanların dünyayı değiştirme gücünün olduğunu gösterdin” demişti.

Bizim söyleşi yaptığımız müzisyenler ve müzik yazarlarıysa Bono’ya karşı mesafeli bakıyorlar. Bir yandan Afrika’daki açlığı gündemden düşürmeyen Bono’nun milyonlarca dolarlık sahnelerde konser vermesinin birbirini tutmadığını savunuyorlar.

“Milyonlarca albüm satmış bir grubun duyarlılık göstermesi önemli. Ancak bu durum karikatürleşebiliyor. ‘Bono duyarlılığı’ diye bir şey
çıktı,” diyor Cenk Taner ve soruyor. “Bono başta samimiydi ama bu kadar büyük endüstri ve şovlardan sonra ne kadar samimidir?”

Doğu Yücel ise Bono’nun hareketlerinin ona yapmacık geldiğini belirtiyor. “Ancak ne olursa olsun umursuyorum. Çünkü birilerinin bir şey yapması gerekiyor. Samimi olmayabilir ama bir şeylere sebep oluyor.”

Nejat Yavaşoğulları, “Biz(Bulutsuzluk Özlemi) ateşlerin içinden gelmiş bir grubuz. Burada yapmakla yurt dışında ‘gibi’  yapmak
arasında çok fark var. Türkiye’de bir şeyleri yapmak zor… Haklarını arama düşüncesinde olan Tekel işçilerinin nelerle karşılaştığını
gördük.”

“Bono’nun söylemleri bana ticari geliyor! Çünkü günümüzde bunun da ticareti var. Rock müzik dinleyen gençler; çok bilinçli olmasa
bile anti-kapitalisttir, çevrecidir, farklı bir dünya ister. Bunun da bir pazarı var ve U2 bunu kullanıyor.”

Mavisakal grubundan ayrıldıktan sonra yoluna Kesmeşeker ve Karapaks ile devam eden Kaan Altan, “Benim U2’yu anlamakta çektiğim en büyük sıkıntı yaptıklarıyla söylediklerinin birbirini tutmaması,” diyor. “Özel jetlerle uçuyorlar ama söyledikleri bununla uyuşmuyor.”

Doğu Yücel: “The Edge, başlı başına bir ekol!”

U2 hayranı Can Yücel: “Bono Vox’u siyasi görüşlerinden dolayı sevmeyebilirsiniz. Ben öyle görmüyorum ama siz ‘İkiyüzlü!’
de diyebilirsiniz. Ancak The Edge(U2’nun gitaristi) daha çok müzik üzerine gitmiş bir adamdır ve gitarda yenilikçi bir müzisyen.”
Doğu Yücel: “The Edge, başlı başına bir ekol. Hatta ekol bile diyemeyiz, çünkü ekol olması için onu takip edenlerin olması lazım. Ancak The Edge’i takip edebilen olmadı.”

Türkiye’de de kendi ekolünü oluşturan Kaan Altan, “Çok çalmadan bir şeyler anlatma taraftarıyım ve onun da öyle bir tarzı var. Virtüöziteye kaçmadan yaratıcı şeyler yapıyor,” şeklinde U2 grubunun gitaristini tanımlıyor.

Kurban grubundan Burak Gürpınar, “Gitarist olarak The Edge’i hepimiz(Kurban) seviyoruz. Gitar denen enstrümana bambaşka bir bakış açısı getirdi.” Türkiye’nin en renkli gitaristlerinden Asım Can Gündüz ise The Edge’i çok beğendiğini belirtiyor ve yüzünde gülümsemesiyle “Böyle devam et The Edge!” diyor.

U2 konserine o kadar para verilir mi?

Konserin bilet fiyatları U2’nun gelmesi kadar olay yarattı. 50 Lira’dan başlayıp 550 liraya kadar uzanan bir fiyat yelpazesi bulunuyor. Ancak Red Zone adı verilen 550 Lira’lık biletler ilk geceden tükendi. Red Zone, sahnenin yanında bulunan ve çok az kişiye satılan bir bölge. Red Zone’dan alınan biletlerin gelirleri yardım kuruluşuna bağışlanıyor. Çok az sayıdaki Red Zone biletlerini bir köşeye bırakırsak U2 konserinin fiyatları Türkiye’de alıştığımızın biraz üzerinde… Peki, o parayı vermeye değer mi?

U2 konserine gittiğinizde sadece müzik dinlemiyorsunuz, size bir paket sunuluyor. Bunun içinde müzik de var, devasa bir
sahne de, şovlar da…” şeklinde U2 360º Tour’u tanımlıyor deneyimli yazar Doğu Yücel.

Nejat Yavaşoğulları, “Bence kültürel olarak bir katkısı yok! The Rolling Stones, Pink Floyd, Jethro Tull, Deep Purple gibi gruplardan daha önemli değil.” Metallica ve Megadeth’in Türkiye konserlerinde alt grup olarak çalmış Kurban’dan Burak Gürpınar ise “Ne adamlar geldi!” diyor.

2008’de ülkemize U2’nun tribute grubu Achtung Babies’i getiren Pijama bateristi Fırat San, U2 360º Tour’un mutlaka gidilmesi gereken bir konser olduğunu söylüyor. Grupla ilgisi olmayan insanların da gitmesi halinde konserden sonra tüm albümlerini alacaklarını
belirtiyor! “Ben U2’yu İngiltere’de izlemiştim. 100 bin kadar seyirci stadyumu doldurmuştu. U2’yu izlediğim kadar seyircileri de
izlemiştim. Umarım Türkiye’de de böyle coşkulu olur” diyor San.

U2’yu ister sevin, ister sevmeyin; eğer ekonomik gücünüz varsa 360º Tour’u kaçırmamanızı tavsiye ederiz. The Rolling Stones, Michael Jackson, Madonna, Leonard Cohen gibi sanatçılar Türkiye’ye bir kere geldi ve o konserlere gidenlerin bir daha tekrarlanmayacak anıları
kaldı. Muhteşem sahne şovları, U2 klasikleri ve tekrarlanmayacak bir konser sizleri bekliyor olacak!

Sizin için seçtiklerimiz:

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir