Suitcase albüm yolunda!

Çok az grup uzun yıllar barlarda çalarak kitlesini oluşturabiliyor. Suitcase de 97’den bu yana hız kesmeden devam eden bar programlarını 2009 yılında Bildiğin Her Şeyi Unut albümü ile taçlandırdı. Suitcase’in hayranlarına bir de müjde verelim: Yeni albüm yolda!

Brit coverlarıyla Türkiye’nin aranan gruplarından biri olan Suitcase’in ilk albümünün detayları, ikinci albümle ilgili planları, Türk müzik piyasasına bakışıyla ilgili özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

-Suitcase’in ilk dönemlerinden bahsedebilir misiniz?
Bülent Şenkul: 1997’de Deniz Özberk tarafından kuruldu. Başlangıçta eğlence amacıyla kuruldu. İngiliz müziğinin Türkiye’de ilk kez vücut bulmuş haliydi. İngiltere’den eğitimini bitirdikten sonra döndüğünde oradaki müzikten etkilenmiş şekilde arkadaşlarıyla Suitcase’i kurdu. Aradan geçen 15 senede kadro değişiklikleriyle grup gece hayatında yer almaya devam etti.

-Grubunuzu nasıl konumlandırıyorsunuz?
Bülent Şenkul: Grubun tarzı Indie pop ve kesinlikle çizgimizden ödün vermiyoruz. Biz sadece kendi sevdiğimiz şarkıları çalıyoruz! Öyle bir özgürlüğümüz var.

-2000’in ortalarında albüm çıkarma planınız vardı ancak albüm 2010 yılının Eylül ayında piyasadaydı. Gecikmenin nedeni neydi?
Deniz Özberk: 2000’lerin başında albüm furyası çıkmıştı, bir sürü grubun çalışmaları vardı ama biz denk getiremedik.

Bülent Şenkul: Biz çok çaldık. Haftada 3-4 gün çaldık.

Deniz Özberk: Kesinlikle! Canlı performanslara önem verip çok çalıştık ve albümü fazla da önemsemedik. Geç kaldık ama yapmak istediğimiz şeyleri doğru zamanlarda bundan sonra yapacağız.

-İkinci albüm üzerinde çalışmaya başladınız. Bildiğin Her Şeyi Unut’a göre daha Brit(İngiliz) tarza yakın bir albüm yapmanız bekleniyor.
Deniz Özberk: Aynen öyle. Şu anda Bülent ile birlikte besteleri yapıyoruz. Onları ev ortamında miksliyoruz. Eksiklerini listeliyoruz. Herkes kendi partisyonlarıyla ilgili üstüne düşenlerle ilgileniyor. O aşamadayız. Şu kadarını söyleyeyim, ilk albümden bağımsız bir albüm olmayacak.

Bülent Şenkul: Aslında ilk albüm grubun kimyasını tam anlamıyla yansıtmıyordu. Grubun eski kadrosuna ait düzenlemeler ve son anda eklenmiş birkaç yeni şarkıdan oluşuyordu.

-İkinci albümü evde mi, stüdyoda mı kaydedeceksiniz?
Bülent Şenkul: Bizim yüksek ekipmanlarla stüdyo kalitesinde ev kaydı imkânımız var. Stüdyolarda yer alan ekipmanlarla evde kaydedebileceğiz.

-Ev kaydı zaman açısından daha rahat bir çalışma alanı sağlayacaktır.
Bülent Şenkul: Evde herkes çok rahat ve şarkıların üzerine uzunca düşünebiliyoruz.

-Yurtdışına açılma planınız var mı?
Deniz Özberk: Bu albümün içine İngilizce şarkılar koymak istiyoruz. Şarkı sayısını yüksek tutarak… Onları da yurtdışındaki firmalara göndermek istiyoruz. Bir Türk grubunun İngilizce sözlü ve Brit soundlu şarkılar yaptığında yurtdışında nasıl tepki yaratacağını merak ediyoruz. O yüzden İngilizce sözlü şarkı da koyacağız bu albüme.

-Brit soundunun İstanbul’a uyduğunu düşünüyor musunuz?
Deniz Özberk: Bu şehre hiç uymuyor aslında. Müslüman mahallesinde salyangoz satıyoruz. Indie, alternatif bir müzik. Türkiye’nin gündemine şu an pop müzik oturmuş durumda. Onu nüfusun büyük bir bölümü Türk müziği zannediyor. Alakası bile yok aslında!

Yurtdışından gelmiş müzikler, bizim bulduğumuz bir şey değil ama birileri çok iyi para kazanıyor o tarz müziklerden. Ülkemiz kötü işler çıkarılınca bile maddi açıdan şarkıcıları tatmin edebilecek bir yer. Kötü şeyden de doğru pazarlanırsa karşılık alınabiliyor.

Bülent Şenkul: Biz o tarz müzikleri yurtdışındakilerden dinleyebiliyoruz. Her zaman varlar zaten. Üstüne Türkçe söz yazmaya gerek yok.

Okan Barkot: Türkiye’deki güncel pop müzik, arabesk yapı üzerinden devam ediyor.

-15 yıldır piyasada olan ve duruşunu koruyan bir grup olarak bugünle ilk yıllarınızı karşılaştırdığınızda piyasada ne gibi farklar görüyorsunuz?
Bülent Şenkul: O zamanlar kaygı yoktu.

Deniz Özberk: Eğleniyorduk! Senin yaptığın işi adam biliyordu, gelip dinliyor ve ilgi gösteriyordu. Şimdiyse olay farklı bir noktaya gitti, sevimsizleşti!

Teoman Keklik: Bizim duruşumuz belli, mesela cover repertuarımızda asla yerli şarkıya yer vermiyoruz.

-Süreç içinde mi gelişti?
Deniz Özberk: Baştan beri öyleydi.

Teoman Keklik: Müziğe nasıl baktığın ve yaptığın işte dinlemediğin şeyleri koymamakla ilgiliydi.

-Teşekkür ederim!
Biz de teşekkür ederiz…

Sizin için seçtiklerimiz:

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir